Wir verwenden Cookies, um die Benutzerfreundlichkeit dieser Webseite zu erhöhen (mehr Informationen).

Manfred Röseler

En Güzel Hediye

Weihnachten, das bekannteste und größte christliche Fest, ist für viele ein Feiertag ohne wirklichen Sinn. Manfred Röseler weist darauf hin, dass die Bedeutung von Weihnachten in Jesus Christus liegt. Die vielen Geschenke, die an Weihnachten gemacht werden, sind nichts im Vergleich zu dem Geschenk, das Gott uns gegeben hat. Die Menschheit war hoffnungslos mit Sünde verschuldet, aber Gott hat den Menschen ein Geschenk gemacht: Die absolute Sündenvergebung in Jesus Christus.

"Bei aller Weihnachtsfeierlichkeit übersehen wir oft, dass es nicht in erster Linie um ein nettes Miteinander geht, sondern um die Erlösung von Sünde und um eine neue Beziehung zu Gott. Darum möchte ich fragen: "Haben Sie das große Geschenk Gottes schon angenommen?" Wenn ja, dann haben Sie allen Grund, mit Freuden Weihnachten zu feiern."

6 Seiten, Best.-Nr. 031-7, Kosten- und Verteilhinweise | Eindruck einer Kontaktadresse



 

En güzel hediye

Noel Bayramı birçok insan için insanları sevindirmeye neden olan birlik ve aile bayramıdır. Birçokları için bu bayram yalnızlık bayramıdır ve hatta çaresizliğin bayramı. Bunalımların sayısı yıldan yıla Noel döneminde doruğuna ulaşır. Bu üzücü bilanço gösteriyor ki, birçok insan Noel Bayramının gerçek anlamını bilmez.

Noel Bayramı Tanrı’nın bize hediyesine işaret eder.

Birbirimize hediye edebileceğimiz her şey, Tanrı’nın bizim için hazırladığı büyük hediyeye kıyasla, gerçekten yok denecek kadar azdır. Bu hediye bizim için paha biçilmez bir hediyedir. O hayatımızı yepyeni, zengin ve yaşamaya değer yapar.

Tanrı dileklerimizi, özlemlerimizi ve gereksinimlerimizi görür. O beceri ve zaafımızı da bilir. O´na olan ilişkimizin ne durumda olduğunu da bilir. Tanrı’ya olan ilişkinizi nasıl değerlendirirsiniz? O ilişkiniz yolunda mı, yoksa sizi Tanrı’dan ayıran günahlarla mı dolu?

Tanrı her günahımızı çok iyi bilir. Günah, örneğin inançsızlık, Tanrı’ya isyan, Tanrı’nın kanunlarına uymamaktır. Günahlarımızdan ötürü Tanrı’nın önünde suçumuz ağırdır.

Bankadaki borçlardan taksitli ödemeyle belli bir süre sonra kurtulabiliriz. Bazı insanlar ciddiyetle iyilikler yapmaya ve Tanrı’nın kanunlarına uymaya çabalarlar. Tanrı önünde suçumuzun karşılığını böyle ödeyemeyiz. Birisi bu günden itibaren asla günah işlemese bile, o insanın onu Tanrı’dan ayıran geçmişteki günahları vardır.

İncil’in Yeşaya 59,2 bölümünde şunu okuruz: “… ama suçlarınız sizi Tanrınızdan ayırdı.” İncil’in 1. Korintliler 6,9 bölümünde ise şöyle yazar: “Günahkârların Tanrı Egemenliğini miras almayacağını bilmiyor musunuz?” Günahlarımızdan arındırılmadan cennete gidemeyiz. Öldükten sonra biz her günahkârı bekleyen sonsuz cehennem azabı vardır.

Tanrı’nın bize teklif ettiği en güzel hediye günahlarımızın bağışıdır. O bizi “sonsuz cehennem azabı” yargısından kurtarmak ister (Vahiy 20,15). Tanrı, bizi kendi çocukları ve krallığının mirasçısı yapmak ister. Ama bu nasıl mümkündür? Tanrı günahlarımızı görmemezlikten gelemez ve hiç bir şey olmamış gibi davranamaz. Aksi takdirde o Tanrı adaletli değildir. Kurtuluşumuzun tek yolu günahlarımızın bağışlanmasıdır. İşte, tam bunun için Tanrı Jesus Christus´u bu dünyaya yolladı.

Noel Bayramı bize Jesus Christus´un yaklaşık 2000 yıl önce Beytlehem´de doğumunu hatırlatır.

Jesus Christus bizim gibi bir insan oldu. Buna rağmen O´nun hayatı sıradan bir insanın hayatından farklıydı. Jesus tamamen suçsuz yaşadı. Bir tek günah bile işlemedi. İnsanlara Sevindirici Haber´i duyurdu, hastalara şifa getirdi ve birçok iyilikler yaptı. Yarattığı mucizeler İncil’in Eski Antlaşma bölümünde geleceği önceden bildirilen kurtarıcı olduğunu tasdikledi.

Jesus Christus suçsuz ve günahsız olmasına rağmen, ölüme yargılandı, ama o ölümü hak etmedi. Golgota´da çarmıhta ölümüyle bizim günahlarımızın suçunu üzerine yüklendi. Tanrı önündeki bütün suçlarımızı Jesus ödedi. Tanrı bu kurbanı kabul etti. Ölümünden üç gün sonra dirildi ve sonra Tanrı onu cennete yanına aldı. Jesus bugün bile hâlâ yaşıyor.

Jesus Christus´un bu dünyaya gelişinin nedeni İncil’in Matta 1,21 bölümünde şöyle açıklanır:

“Maria bir oğul doğuracak.
Adını Jesus koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından O kurtaracak.”

Jesus, insan olup bizi Tanrı’yla barıştırmak için bu dünyaya geldi.

Noel Bayramı’nda her şeyden önce sevinçli beraberlik değil, Tanrı’yla ilişkimiz esas meseledir. Jesus sayesinde günahlarımızdan kurtulabiliriz. Günahlarımız bağışlanıp Tanrı’nın çocukları olabiliriz. Öldükten sonra cennete gideceğimizden emin olabiliriz. Bu çok güzel hediye değil mi?

Size sormak istiyorum: “Bu hediyeyi kabul ettiniz mi?” Yanıtınız evet ise, sevinçle Noel Bayramını kutlamak için nedeniniz var. En güzel hediye henüz sizin hediyeniz değilse, o zaman o hediyeyi bugün kabul edin! Bu konuda İncil’in Elçilerin İşleri 3,19 bölümünde şunları okuruz:

 “Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı´ya dönün.”

Dua yoluyla Jesus Christus´la konuşup O´na bütün başarısızlıklarınızı ve işlediğinizin farkında olduğunuz günahlarınızı itiraf edebilirsiniz. İşleyip de hatırlamadığınız bütün günahlarınızın bağışını da O´ndan dileyin. Jesus Christus sizi seve seve affedecektir. Ama sadece onunla kalmayın. Jesus´a tamamen açılmak istediğinizi ve O´nun hayatınıza egemen olmasını dilediğinizi de söyleyin. O´nu hayatınıza girmesine davet edin ve size önderlik yapmasını dileyin. Hayatınızı Jesus´a teslim ederseniz, O´nun sayesinde Tanrı’nın çocuğu olursunuz (Yuhanna 1,12).

Yukarıda açıkladığımız gibi dua ettikten sonra, sizin günahlarınızdan ötürü de çarmıhta öldüğü için Jesus Christus´a sizi affettiği ve size yeni ve sonsuz yaşamı hediye ettiği için teşekkür edin.

Böylece Tanrı’nın hediyesinin dünyada akla gelen en güzel hediye olduğunu öğrenebilirsiniz.

Manfred Röseler